Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Fethi Açıkel, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) ‘Varlık Barışı’ düzenlemesine yönelik artan iddiaları gündeme getirdi. Açıkel, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e yanıtlaması için 11 soru önergesi sundu.
Açıkel, “Bu konunun açıklığa kavuşturulması şart” diyerek, sürekli tekrarlanan af politikalarının, vergi mükellefleri ve dürüst vatandaşlar aleyhine ciddi adaletsizlikler yarattığını ifade etti. Ayrıca, bu durumun devletin mali disiplinine ve hukuk devleti anlayışına olan güveni zedelediğini belirtti. Ekonomik programın şeffaflık, mali disiplin, kayıt dışı ekonomi ile mücadele ve uluslararası finansal güven üzerine kurulu olduğu bir dönemde, yeniden varlık barışı hazırlığı iddialarının kamu yararı açısından ivedilikle açıklığa kavuşturulması gerektiğini vurguladı.
Açıkel, önerisinin gerekçesinde, son günlerde medyada ve kamuoyunda yer alan haberlerde Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yeni bir ‘Varlık Barışı’ düzenlemesi üzerinde çalıştığı yönünde iddiaların bulunduğunu aktardı. Özellikle yurtdışındaki varlıkların Türkiye’ye getirilmesine yönelik yeni teşviklerin planlandığı, geçmişte uygulanan ‘Varlık Barışı’ benzeri düzenlemelerin yeniden gündeme gelebileceği ifade edildi.
Türkiye’de 2008 yılından bu yana farklı isimlerle birçok kez varlık barışı uygulamaları gerçekleştirildi. Bu düzenlemeler genellikle ekonomiye kaynak girişi sağlamayı amaçlasa da, geçmişteki uygulamalar ciddi tartışmalara neden oldu. Kaynağı belirsiz servetlerin sorgulanmadan finansal sisteme dahil edilmesi, kara para aklama, vergi kaçırma ve uluslararası yaptırımların delinmesi gibi riskler Türkiye için önemli tehditler oluşturuyor.
Son yıllarda altın ticareti, transit ticaret ve finansal sistem üzerinden yaptırım delme iddiaları uluslararası düzeyde dikkat çekti. Türkiye, uzun bir süre FATF gri listesinde yer aldı ve kara paranın aklanmasıyla mücadelede ciddi bir itibar kaybı yaşadı. Gri listeden yeni çıkmışken, denetimi zayıf af mekanizmalarının yeniden gündeme gelmesi, Türkiye’nin uluslararası finansal gözetim ve yaptırım riskiyle karşı karşıya kalmasına yol açabilir.
Açıkel, Bakan Şimşek’e şu soruları yöneltti: “Hazine ve Maliye Bakanlığı 2026 yılı içinde hangi adımları atmayı planlıyor? Göz önünde bulundurulan yeni düzenlemenin içeriği nedir? Kaynağı sorgulanmaksızın servet girişini kolaylaştıracak bir düzenlemenin gündeme alınmasının sebepleri nelerdir?” Bu sorular, kamuoyunun merak ettiği konular arasında yer alıyor.