Nizamettin Kabaiş, kızı Rojin Kabaiş’in kaybolması ve ardından yaşanan gelişmelerle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. 21 yaşındaki Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024 tarihinde KYK yurdunu terk ettikten sonra kaybolmuş ve 18 günlük arama çalışmalarının ardından 15 Ekim 2024’te Van Gölü Molla Kasım sahilinde cansız bedeni bulunmuştu. Ölümü “şüpheli” olarak değerlendirilen Rojin’in dosyasındaki süreç devam ederken, 2020 yılında kaybolan Gülistan Doku’nun dosyasında yaşanan gelişmeler dikkat çekti.
Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili olarak 7 ilde 13 kişinin gözaltına alınmasının ardından Nizamettin Kabaiş, bu sürecin kendileri için umut ışığı olduğunu belirtti. Kabaiş, “Gülistan Doku Tunceli Üniversitesi’nde okuyordu ve 6 yıldır dosyası karanlıktaydı. Ancak şimdi aydınlandı, 13 kişi gözaltında. Rojin’in dosyası da bu dosyaya benziyor ve aynı şekilde örtbas edilmeye çalışılıyor” ifadelerini kullandı.
Van Üniversitesi’nin rektörünün delilleri karartmaya çalıştığını ve öğrencileri susturduğunu öne süren baba Kabaiş, “Kamera kayıtları silindi. Adalet Bakanı’na teşekkür etmek istiyorum; ‘Ucu nereye dokunursa dokunsun, bu olayın çözülmesini istiyoruz’ dedi. Genç kızlarımıza zarar verilmesin. Mağdur aileler var ve benzer olaylar yaşanıyor. Hemen örtbas ediyorlar, ‘intihar, kaza, kalp krizi’ diyerek dosyaları kapatmaya çalışıyorlar” dedi.
Kızının ölümünün sebebinin de üniversite olduğunu dile getiren Nizamettin Kabaiş, “Ben çocuğumu onlara emanet ettim, 3 gün içinde kayboldu. Cinayet olduğu belli, katillerin izleri var ama tutuklu yok. İki erkek DNA’sı tespit edildi, boğazına zarar verilmiş. Avukatlar sorular soruyor ama yanıt alamıyorlar. Gülistan Doku’nun dosyası aydınlandı, şimdi sıra Rojin Kabaiş’te” şeklinde konuştu.
Rojin Kabaiş’in dosyasının da aydınlanacağına inandığını vurgulayan Nizamettin Kabaiş, adaletin bir an önce sağlanmasını talep etti.