İslamabad’da Gıda Krizi: Meyve ve Sebze Rafları Boşaldı

İslamabad’da gıda sıkıntısı baş gösterdi; yalnızca iki hafta içinde marketlerin rafları boşaldı. Pakistan’ın başkenti, ABD ve İran arasında süren barış görüşmelerinin gölgesinde neredeyse tamamen kapatıldı. Şehirdeki halk, barış görüşmelerinin gerçekleşmesini beklerken, yetkililer şehrin önemli bölgelerini sıkı güvenlik önlemleriyle mühürledi. Kırmızı Bölge olarak adlandırılan idari merkez, yüksek güvenlik tedbirleriyle çevrelendi ve şehir dışına çıkan ana yollar kapatıldı.

Mavi Alan olarak bilinen bölgede normal yaşam neredeyse durma noktasına geldi. Kafelerde meyve stokları hızla tükendi, pazar yerleri ise boş kaldı. İnsanlar temel gıda maddelerine ulaşmakta güçlük çekerken, tuvalet kağıdı bile temin edilemez hale geldi. Ayrıca, otobüs seferlerinin iptal edilmesi, şehir dışına çıkmak isteyen yolcuları zora soktu. Hükümet yetkilileri, güvenlik önlemlerinin yakın zamanda kaldırılmayacağını açıkladı ve ABD ile İran delegasyonlarının şehre aniden gelebileceğine dikkat çekti.

Meyve ve sebze tedarikinin aksaması, şehrin gıda zincirini doğrudan etkiledi. İslamabad’ın kapalı sınırları nedeniyle dışarıda bekleyen taze meyve ve sebze taşıyan kamyonlar, şehir içindeki gıda arzını durma noktasına getirdi. Mavi Alan’daki popüler kafelerden biri, çilek gibi temel ürünlerin bile tükenmesiyle karşı karşıya kaldı. Dükkanını açık tutmaya çalışan esnaf, ıssız sokaklar nedeniyle ticaret yapmanın imkansız hale geldiğini belirtti. Meyve satıcısı Saif-ur-Rehman Abbasi, “Meyve ve sebzeleri dışarıda bekletemeyiz. Bunlar çok çabuk bozulabilen ürünlerdir. Kiralarımızı ödemek zorundayız ve işimizi sürdüremiyoruz.” dedi.

Kafe çalışanları ise bu durumu küresel krizlerle kıyaslıyor. Bir garson, “İslamabad açıldığında Hürmüz Boğazı kapanıyor. Hürmüz açıldığında ise İslamabad kapanıyor.” şeklinde bir değerlendirme yaptı.

Şehirdeki insanlar için belirsizlik, pandemiden daha zorlayıcı bir duruma geldi. İslamabad, genellikle hafta içi çalışan ve hafta sonu memleketlerine dönenlerin yaşadığı bir yer. Ancak şehrin kapatılması, binlerce kişinin mahsur kalmasına yol açtı. İki haftadır memleketi Abbottabad’a gitmeye çalışan Rizwana Reis, otobüs beklerken yaşadığı çaresizliği, “Hükümet ve medya bazen heyetlerin geleceğini, bazen de gelmeyeceğini söylüyor. Şu an kimse gerçeği bilmiyor. Heyetler buraya gelse bile insanlar bunu görmeden inanmıyor.” sözleriyle ifade etti.

Otobüs terminali yöneticisi Abdurrahman İrşad, terminalin altı gündür kapalı olduğunu ve bunun her gün binden fazla yolcunun mahsur kalmasına sebep olduğunu söyledi. Ayrıca, dünyanın dört bir yanından gelen gazeteciler de belirsiz bir bekleyiş içinde, lüks bir otelin lobisinde hapsolmuş durumda. Kamera ekipleri ve teknik ekipmanlar, gelişmeleri kaydetmek için hazır bekletiliyor. Ancak bir haftadır süren yoğun bekleyişe rağmen henüz kaydedilecek bir ilerleme yaşanmadı. Washington’dan kısa bir ziyaret için gelen Al Jazeera muhabiri Fadi Mansur, “Burada daha kaç kez çamaşırhane hizmeti istemek zorunda kalacağımı bilmiyorum. Hedefimiz nedir, hiç kimse kestiremiyor.” şeklinde sitem etti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir